
İletişim formu, sitenin en sıkıcı görünen ama en çok iş yapan parçalarından biri. Ziyaretçi bütün sayfaları okudu, ikna oldu ve son adımda karşısına bu form çıkıyor. Burada yaşanan her küçük sürtünme, zaten kazanılmış bir müşteriyi kaybettirebiliyor.
Kaç alan olmalı?
Kural basit: işinizi yapmak için gerçekten ihtiyacınız olan kadar. Çoğu hizmet işletmesi için bu üç ya da dört alan: ad, telefon ya da e-posta, mesaj. Belki bir de hangi hizmetle ilgilendiğini soran bir açılır liste.
Sık gördüğümüz formlarda ise şirket adı, unvan, şehir, ilçe, “bizi nereden duydunuz”, bütçe ve tercih edilen iletişim saati de oluyor. Her alanın kendince bir gerekçesi var. Ama ziyaretçi için on alanlı bir form, “bu iş uzun sürecek” mesajı veriyor ve bir kısmı formu doldurmaya hiç başlamıyor. Az alan istemek, KVKK'daki “gerektiği kadar veri” yaklaşımıyla da uyumlu.
Bir test: her alan için kendinize “bu bilgi olmazsa müşteriye dönemez miyim?” diye sorun. Cevap hayırsa, o bilgiyi ilk telefon görüşmesinde sorabilirsiniz.
İstisnalar var. Bir inşaat firmasına gelen teklif talebinde metrekare, konum ve proje türü gibi bilgiler olmadan anlamlı bir dönüş yapmak zor. Bu durumda alanları adımlara bölmek işe yarıyor: önce proje türü ve konum, sonra iletişim bilgileri. Adım adım ilerleyen form, tek seferde görünen uzun bir formdan daha az ürkütücü.
Zorunlu alanlar ve etiketler
Zorunlu alanları baştan belli edin. Yıldız işareti yaygın ve anlaşılır, ama formdaki alanların çoğu zorunluysa tersini yapın: yalnızca isteğe bağlı olanların yanına “(isteğe bağlı)” yazın.
E-posta ve telefonun ikisini birden zorunlu tutmayın. “Telefon ya da e-posta” şeklinde birini yeterli saymak, iletişim bilgisini vermek istemeyen ama yine de dönüş bekleyen kişiyi kaybetmemenizi sağlar.
Etiketleri alanın içine silik bir yazı (placeholder) olarak koymak yaygın bir tasarım tercihi ve sorunlu. Kişi yazmaya başladığı anda etiket kayboluyor; “bu alan neydi?” diye geri dönmesi gerekiyor. Etiket alanın üstünde, her zaman görünür olsun. Alanın içindeki yazıyı ise örnek format için kullanın: “0532 123 45 67” gibi.
Mobilde form kullanımı
Birçok sitede ziyaretçilerin önemli bir kısmı formu telefonda dolduruyor ve küçük teknik ayarlar burada büyük fark yaratıyor.
Alan türleri doğru tanımlanmalı. Telefon alanına dokunulduğunda rakam klavyesi, e-posta alanında @ işaretli klavye açılmalı. Bunun için geliştiricinin alanı doğru türde tanımlaması yeterli; ek maliyeti yok denecek kadar az.
Tarayıcının otomatik doldurma özelliği çalışmalı. Doğru tanımlanmış bir formda ad, telefon ve e-posta tek dokunuşla dolar.
Yazı boyutu en az 16 piksel olsun. iPhone'larda bunun altındaki alanlara dokunulduğunda sayfa otomatik olarak yakınlaşıyor ve kullanıcı formu kaydırarak doldurmak zorunda kalıyor.
Alanlar ve gönder butonu başparmakla rahat basılacak büyüklükte olmalı. Gönder butonu da formu açıklayan bir metin taşısın: “Gönder” yerine “Ücretsiz teklif iste”. Buton metinlerini CTA yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Hata mesajları ve gönderim sonrası
Kötü bir hata mesajı, formun sık görülen terk sebeplerinden biri. Üç kural:
- Hata, ilgili alanın hemen altında ve sade bir dille gösterilsin. “Geçersiz giriş” değil, “Telefon numarası 10 haneli olmalı, başında 0 olmadan”.
- Hata olduğunda formdaki diğer bilgiler silinmesin. Uzun bir mesajı yazıp tek bir hata yüzünden hepsini kaybetmek, ziyaretçiyi kaçırabilir.
- Mümkünse hatayı kişi alanı doldurup bir sonrakine geçtiğinde gösterin, gönder butonuna bastıktan sonra topluca değil.
Gönderimden sonra ne olduğu da formun parçası. “Mesajınız iletildi” yazan küçük yeşil bir kutu, kişiye ne olacağını söylemiyor. İyi bir teşekkür ekranı, ne zaman ve hangi kanaldan dönüş yapılacağını söyler, örneğin “Teşekkürler, iş saatleri içinde sizi arayacağız.” Buraya gerçekten tutabileceğiniz bir süre yazın. Bir de bekleme süresinde bakılabilecek bir şey önerebilir: fiyat sayfası, örnek işler.
Kendi sitemizde form gönderildiğinde bir takip kodu veriyoruz; ziyaretçi bu kodla talebinin durumunu görebiliyor. Her işletme için şart değil, ama “mesajım ulaştı mı?” kaygısını gideren her şey işe yarar.
Teşekkür ekranını ayrı bir sayfa olarak kurmak, ölçüm için de kolaylık sağlıyor; form gönderimlerini Analytics'te saymak basitleşiyor.
Bir de en basit kontrol: form size ulaşıyor mu? Gelen talepler spam klasörüne düşüyor ya da yıllar önce ayrılmış bir çalışanın e-postasına gidiyor olabilir. Formu ayda bir kendiniz doldurup test edin.
Spam koruması
Korumasız bir form kısa sürede bot mesajlarıyla dolabilir. Ama koruma, gerçek ziyaretçiyi cezalandırmamalı. Bulanık harfleri okumaya ya da dokuz kareden trafik ışıklarını seçmeye zorlanan kişi, formu yarıda bırakabiliyor.
Ziyaretçiyi yormayan yöntemler:
- Gizli alan (honeypot): İnsanların görmediği ama botların doldurduğu bir alan. Doluysa mesaj reddedilir.
- Görünmez doğrulama: Google reCAPTCHA v3 ya da Cloudflare Turnstile gibi araçlar, çoğu ziyaretçiye bir şey göstermeden arka planda kontrol yapar.
- Hız sınırı: Aynı adresten kısa sürede çok sayıda gönderim engellenir.
Küçük işletme siteleri için bu üçünün birlikte kullanımı çoğu zaman yeterli oluyor.
Formun yanına KVKK aydınlatma metnine giden bir bağlantı da koyun; formla kişisel veri topluyorsunuz. Form üzerinden gelen kişilere sonradan kampanya iletisi göndermek istiyorsanız bunun için ayrı onay gerekebilir; uzmanınızla netleştirin. Ve formu tek iletişim yolu yapmayın. Telefonla aramayı ya da WhatsApp'tan yazmayı tercih eden ziyaretçiler için bu seçenekleri formun hemen yanında gösterin; WhatsApp butonunun kurulumunu ayrı bir yazıda anlattık.
Sıkça Sorulan Sorular
Formda bütçe sormak doğru mu?
Teklif bazlı çalışan işletmeler için faydalı olabilir, ama zorunlu tutmayın. Aralıklardan oluşan bir açılır liste (örneğin 20.000 TL altı, 20.000-50.000 TL, 50.000 TL üstü, emin değilim) serbest metin kutusundan çok daha kolay doldurulur.
Form gelen talepleri nereye göndermeli?
Düzenli bakılan, kişiye değil işe ait bir adrese, örneğin bilgi@ ya da teklif@ gibi. Talepleri ayrıca güvenli bir tabloya ya da müşteri yönetim aracına kaydetmek, e-posta kaybolsa bile kaydın kalmasını sağlar; bu kayıtlara erişimi yalnızca gereken kişilerle sınırlayın.
Blog yazıları genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki, mali veya teknik danışmanlık yerine geçmez.